“Coğrafya kaderdir.”Tarih boyunca coğrafya insanların kimliklerinden tutun da, mimarisini, ticaretini hatta yemekleri oluşturmasında etken olmuştur.Binlerce yıllık medeniyetlerin yaşadığı Lübnan bölgesinde; Arap, Batı ve Doğu kültürü aynı potada erimiş ve zengin bir mutfak kültürü oluşturmuştur. Bir Ortadoğu ülkesi olan Lübnan uzun yıllar boyunca Osmanlı ve Fransız hakimiyetinde kalmıştır, Arap yarımadasının Akdeniz’e bakan kısmında yer alır. .Uzun yıllar boyu farklı uyarlıklara ev sahipliği yapmıştır, deniz kıyısı olmasından ötürü ticaretinde gelişmesi nedeniyle Lübnan bambaşka bir kültür ve mutfağa sahiptir. Fransız ve Osmanlı yemek kültüründen etkilenirken Arap sunum ve renkleri ön plandadır. Ege, Akdeniz ve Arap mutfağından yoğun şekilde etkilenen lübnan mutfağının karma bir Akdeniz mutfağı özelliği taşıdığını söylemek yanlış olmaz.Lübnan mutfağı denilince akla gelen ilk kelime meze olmaktadır.Ülke bu lezzetlere meze gözüyle bakmayıp ana yemek görevi atfeder. Ülkede çeşit çeşit mezeler yer almaktadır. Semsek, humus, tabule zahter salatası, çiğköfte, patlıcan ezme ve kıbe meze zengini olan bu mutfakta ön plana çıkmakta.Neredeyse bir çoğunun ana maddesi nohut ve zeytinyağıdır. Ayrıca zeytinyağları o kadar kalitelidir ki sadece zeytinyağı, nane ve pulbiberden oluşan mezeleri mevcuttur.
Lübnan mutfağının olmazsa olmaz mezelerine Türk mutfağında da rastlamak mümkün. Osmanlı’dan kalan izlerin başında bulgur ve acı geliryor. . Bu ülke Türk mutfağından sonra en çok yoğurt kullanan ükedir ve yoğutla yapaılan bir çok mezeleri de mevcuttur. Yoğurt ile apılan çorbalar ve soslar bu mutfağın vazgeçilmez lezzetlerinden.
Lübnan mutfağına bu etkileri de göz önüne alarak baktığımızda aslında üç bölümde toplayabiliriz: Dağ-vadi mutfağı, sahil mutfağı ve Beyrut mutfağı. Dağ mutfağının kuzu eti, peynir ve yoğurt; sahil mutfağının deniz ürünleri; Beyrut mutfağının ise muhteşem mezeler, zeytinyağlılar ve bu üç mutağın birleşiminden oluştuğunu söyleyebiliriz.
Lübnan’ da öne çıkan dğer bir mutfak öelliği de yoğun baharat kullanımıdır, ülke de en bilinenen, kullanılan baharat zahterdir. Kekik türünden olup ancak kekikten çok daha aromalı ve lezzetlidir. Tazesi salata malzemesi ; tozu, susam ve zeytinyağı ile birleşince kahvaltıda, kurusu zahterli pide yapımında kullanılmaktadır. Ülkede ana yemeklerde etten ziyade bakliyet tüketimi ön plandadır, öne çıkan et yemeği kuzu etidir. Eti yoğurtla servis eden bu ülke etli yemeklere mutlaka sarımsak kullanırlar.
Lübnan şerbetli tatlılarıyla Türk mutfağına yakın örnekler sunar. Kadayıf ve tuzsuz peynirden yapılan künefesi oldukça meşhurdur. Lübnanlılar tatlıyı genelde akşam yemeğinden sonra değil, sabah kahvaltıda ya da öğlenden sonra kahve eşliğinde yemeği tercih ederler.
İçecek konusunda kendine has bir tarzı olan bu mutfakta en çok tercih edileni kahvedir. Cafe Turc denilen kakuleli Türk kahvesi en sevilen ve en çok tüketilen kahveler arasında bulunur.Akdeniz etkisi görülen ülke meyveler açısından da şanslı olduğu gibi, sokaklarında meyve suyu satıcılarına sıklıkla rastlanır. Arak ülkenin milli içeceklerindendir. Üç kat damıtılan, görüntüsüyle rakıyan benzeyen bu içki rakıdan daha sert allkollü bir içkidir.
Lübnan coğrafi konum açısından şanslı bir noktadadır, bereketli bir hilalde yer almaktadır. Ülkede taze meyve ve sebzecilik ilerlemiştir.


